Nisan 4, 2026
Nisan 4, 2026
Mart 26, 2026
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Şa-Ra Enerji Sahibi Kimdir ?
Türkiye’nin geleneksel lezzet haritasında, özellikle kahvaltı sofralarımızın baş tacı olan beyaz peynir denildiğinde akla gelen ilk markalardan biri kuşkusuz Ekici’dir. Yarım asrı aşan bir serüvenle Konya’dan Antalya’ya uzanan, küçük bir mandıradan dev bir sanayi tesisine dönüşen bu hikaye, sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda nesiller boyu aktarılan bir tutkunun adıdır. Pek çok tüketicinin severek tükettiği bu lezzetlerin arkasındaki aile kimdir, şirketi bugünlere taşıyan liderlik vizyonu nasıl şekillenmiştir? Gelin, sofralarımıza konuk olan bu markanın derinliklerine ve aile mirasına birlikte göz atalım.
Her büyük hikaye, küçük bir hayal ve sarsılmaz bir emekle başlar. 1957 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde bir mandıra işleten Şahabettin Ekici, o yıllarda koyun sütü kullanarak peynir üretimine başladı. Kurucunun “Her zaman uzmanı olduğun işi, en mükemmel şekilde icra et” düsturu, bugün şirketin temel felsefesini oluşturan en önemli öğedir. Başlangıçta sınırlı kapasiteyle çalışan bu mütevazı tesis, zamanla çocuklarına bir meslekten öte, bir hayat disiplini olarak miras bırakıldı.
Şahabettin Bey’in iş ahlakı, titizliği ve ürün kalitesine verdiği önem, markanın bugünlere gelmesini sağlayan temel direklerdir. O dönemlerde üretimin mevsimsel kısıtlamalara tabi olması, aileye yeni ufuklar açmaları gerektiğini öğretmişti. Bu kısıtlamalar, markanın büyüme yolculuğundaki ilk ciddi kararların alınmasına zemin hazırladı.
Markanın büyüme hızı, 1979 yılından itibaren Mansur ve Mustafa Ekici kardeşlerin yönetimi devralmasıyla bambaşka bir boyuta taşındı. Süt tedariğinde yaşanan bölgesel kısıtlamaları aşmak ve üretimi on iki aya yayabilmek adına işletmeyi Antalya’nın Varsak beldesine taşıdılar. Bu taşınma kararı, sadece bir yer değişikliği değil, markanın modern sanayi dünyasına geçişinin de ilk somut adımıydı.
Kardeşlerin omuz omuza verdiği bu dönemde, inek sütünün de üretime dahil edilmesiyle ürün yelpazesi genişledi ve pazarın taleplerine daha hızlı cevap verilebilmeye başlandı. Mansur Ekici’nin yönetim kurulu başkan vekilliği süresince verdiği emekler, markanın bugünkü kurumsal kimliğine ulaşmasında büyük öneme sahiptir. 2016 yılında kaybettiğimiz Mansur Bey’in vizyonu, Mustafa Ekici tarafından bugün de aynı kararlılıkla sürdürülmektedir.
Günümüzde Ekici ailesi tarafından yönetilen şirket, aile şirketlerinin en büyük zorluğu olan kurumsallaşmayı başarıyla tamamlamış durumdadır. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Mustafa Ekici üstlenirken, ailenin diğer üyeleri Burçin Ekici gibi isimler de yönetimin farklı kademelerinde aktif olarak görev almaktadır. Bu yapı, hem geleneksel değerlerin korunmasını hem de profesyonel yönetim ilkelerinin uygulanmasını sağlıyor.
Aile şirketi olmanın verdiği sahiplik duygusu ile profesyonel bir holdingin vizyonunu harmanlayan Ekici yönetimi, çalışanlarıyla birlikte dev bir aile olma bilincini korumaktadır. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 42 bin metrekarelik dev üretim tesisi, bugün beş yüz kişiye yakın istihdam kapasitesiyle bölgenin en önemli sanayi kuruluşlarından biri haline gelmiştir.
Ekici Peynir’i sektördeki diğer oyunculardan ayıran en temel özellik, odaklanma stratejisidir. Kuruluşundan beri sadece tek bir işe, yani peynir üretimine odaklanmaları, bu alandaki teknik uzmanlıklarının eşsiz bir seviyeye gelmesini sağlamıştır. Bugün piyasaya sunulan otuzun üzerindeki farklı ürün çeşidi, bu uzmanlığın ve pazarın taleplerine gösterilen hassasiyetin bir sonucudur.
Özellikle “Lokum Kıvamında” olarak tanımlanan beyaz peynir serisi, sektörde bir dönüm noktası olmuş ve pek çok tüketici için peynir alışkanlıklarını değiştirmiştir. Bu inovatif yaklaşım, fabrikanın günlük dört yüz seksen ton süt işleme kapasitesine ulaşmasını tetikleyen en büyük unsurdur. Üretimin her aşamasında, en kaliteli sütlerin seçilmesinden ambalajlama teknolojilerine kadar her detay, en yüksek hijyen standartlarında gerçekleştirilmektedir.

Ekici Peynir için üretim teknolojilerini takip etmek, lezzetten ödün vermeden kapasiteyi artırmanın yoludur. 2015 yılından bu yana beyaz peynir üretiminde tamamen otomasyon sistemlerine geçilmiş olması, markanın teknolojiye olan bakışını özetlemektedir. Diğer peynir türlerinde de benzer otomasyon süreçlerinin başlatılması ve dijitalleşme yatırımlarının sürmesi, markanın geleceğe hazırlıklı olduğunun bir göstergesidir.
Bu yatırımların yanı sıra enerji yönetimi, sıfır atık ilkeleri ve küresel gıda güvenliği sertifikalarıyla desteklenen tesisler, sadece karlı bir üretimi değil, aynı zamanda çevreye duyarlı bir sürdürülebilirliği de hedeflemektedir. ISO standartları, Helal gıda sertifikaları ve BRC gibi dünya genelinde kabul görmüş kalite belgeleri, markanın ürünlerinin sadece yurt içinde değil, yurt dışında da güvenle tüketilmesini sağlıyor.
Üretilen kaliteli peynirler, sadece Türkiye’deki 40 bin satış noktasında değil, dünyanın birçok bölgesinde de raflarda yer bulmaktadır. Azerbaycan’dan Irak’a, Kıbrıs’tan Ürdün’e, Kırgızistan’dan Türkmenistan’a kadar uzanan bir ihracat ağı, markanın Türk peynir kültürünü dünyaya taşıma arzusuyla paralel ilerlemektedir. Özellikle hijyenik üretim koşullarının yarattığı güven, markanın uluslararası pazarlarda hızlı bir şekilde yer edinmesini sağlamıştır.
Ekici Peynir, lider marka olma hedefine doğru ilerlerken, çalışanlarının katılımını, müşteri memnuniyetini ve gıda güvenliğini her şeyin üstünde tutmaktadır. Onlar için kalite, sadece bir etiket değil; her aşamada titizlikle takip edilen bir süreçtir. Müşteri geri bildirimlerine verilen değer, ISO 10002 müşteri memnuniyeti belgeleriyle perçinlenmiştir. Ancak belki de en büyük başarıları, nesilden nesile aktarılan o aile terbiyesini ve iş disiplinini, binlerce çalışana ve iş ortağına yayabilmiş olmalarıdır.
Şahabettin Ekici’nin Konya Ereğli’deki mandırasında başlayan o hikaye, bugün Türkiye’nin en büyük bin sanayi kuruluşu listesinde yer alan dev bir yapının temelini oluşturuyor. Aile üyelerinin birbirlerine olan bağlılığı, markaya olan sadakatleri ve işlerine duydukları tutku, Ekici’yi bugün olduğu gibi yarın da sofralarımızın en güvenilir markası yapmaya aday.
Yönetim koltuğunda oturan isimler değişse bile, kurucudan kalan “doğru bildiğin işi yap” felsefesi hiç değişmemiştir. Mustafa Ekici ve ailenin diğer fertlerinin rehberliğinde şirket, sadece süt ürünleri üretmiyor; aynı zamanda bir kültürün, bir lezzetin ve bir emeğin koruyuculuğunu yapıyor. Eğer bugün kahvaltıda bir dilim Ekici peyniri yiyorsanız, aslında altmış yılı aşkın bir emeğin, bir ailenin azminin ve bir vizyonun ürününe eşlik ediyorsunuz demektir. İşte Ekici’nin gerçek sahibi, bu başarıyı mümkün kılan o özverili aile ve onların ilkeleridir. Gelecekte de aynı heyecanla, sadece en iyisini yapmaya odaklanarak sofralarda olmayı hedefliyorlar.
Yorum Yaz