Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Greyder Sahibi Kimdir ?
Türkiye’nin atıştırmalık dünyasında bir devrim yaratan, market raflarında göz alıcı ambalajlarıyla hemen fark edilen o lezzetlerin arkasındaki hikayeyi hiç merak ettiniz mi? Bayramların vazgeçilmezi olan ikramlıklardan, gün ortası kahve molalarına eşlik eden bisküvilere kadar hayatımızın her anında yer alan bu markanın kökenleri nereye dayanıyor? Bu yazımızda, Gaziantep’in bereketli topraklarından doğup, bugün dünyanın dört bir yanına tatlı bir esinti yayan Şölen Çikolata’nın kuruluş serüvenini, sahiplik yapısını ve başarı basamaklarını detaylarıyla inceleyeceğiz. “Şölen’in sahibi kimdir?” sorusunun yanıtı, sadece bir isimden ibaret değil; aynı zamanda bir ailenin vizyoner yolculuğunun ve Türk sanayisinin gurur tablosunun özetidir.
Şölen’in başarı hikayesinin temelinde, Anadolu’nun girişimci ruhunu temsil eden Çoban Ailesi yer almaktadır. 1989 yılında, gastronomi şehri Gaziantep’te atılan temeller, bugün küresel bir markaya dönüşmüştür. Şirketin kurucuları ve sahipleri Çoban Ailesi fertleridir. Bu aile şirketi yapısı, geleneksel değerleri korurken modern dünyanın gerekliliklerine hızla adapte olabilen dinamik bir yönetim anlayışıyla harmanlanmıştır.
Şirketin yönetim kademesinde ailenin farklı üyeleri aktif rol oynamaktadır. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini İsmail Çoban üstlenirken, İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) koltuğunda iş dünyasının en güçlü kadın figürlerinden biri olan Elif Çoban oturmaktadır. Ailenin diğer üyeleri Ali Çoban, Mehmet Çoban, Hasan Çoban, Hazım Ellialtı ve Ali Erdoğan da yönetim kurulunda yer alarak şirketin stratejik kararlarında söz sahibidirler. Bu yapı, Şölen’in bir aile şirketi sıcaklığını korurken, kurumsallaşma yolunda attığı dev adımların da en büyük teminatıdır. Özellikle 2010 yılında alınan radikal bir kararla yönetim ve icra kurullarının birbirinden ayrılması, şirketin profesyonelleşme sürecindeki en kritik dönemeçlerden biri olmuştur. Bu model, aile üyelerinin vizyoner liderliği ile profesyonel yöneticilerin icra gücünü birleştirerek sürdürülebilir bir büyüme sağlamıştır.

Şölen’in bugünkü konumuna gelmesinde, İcra Kurulu Başkanı Elif Çoban’ın vizyoner liderliğinin payı yadsınamaz. İş dünyasında fark yaratan kadınlar arasında sıklıkla gösterilen Elif Çoban, markanın sadece üretim odaklı bir yapıdan, tüketici deneyimini merkeze alan bir pazarlama devine dönüşmesine öncülük etmiştir. Fortune Dergisi ve diğer prestijli yayınlar tarafından defalarca “Türkiye’nin En Güçlü İş Kadınları” listesinde üst sıralarda gösterilmesi, bu başarının tesadüf olmadığının kanıtıdır. Onun liderliğinde Şölen, sadece bir çikolata üreticisi olmanın ötesine geçerek, tasarım, inovasyon ve Ar-Ge odaklı bir teknoloji şirketi gibi çalışmaya başlamıştır. Kadın girişimciliğinin ve yöneticiliğinin en başarılı örneklerinden biri olarak gösterilen Çoban, markanın küresel arenadaki rekabet gücünü artıran hamlelerin mimarıdır.
Şölen’i sadece bir şirket olarak değil, bünyesindeki güçlü markalarla da tanıyoruz. “Şölen’in sahibi kimdir?” sorusunun yanıtı aslında bu markaların başarısında gizli. Şirket, her biri kendi kategorisinde liderliğe oynayan Biscolata, Ozmo, Luppo, Boombastic ve Milango gibi dev markaları yaratmıştır.
Özellikle Biscolata markası, Türk reklamcılık tarihinde bir dönüm noktasıdır. “Biscolata Erkeği” konsepti ve Carlos karakteriyle yapılan iletişim çalışmaları, markayı sadece bir bisküvi olmaktan çıkarıp bir arzu nesnesine dönüştürmüştür. Bu strateji, Effie gibi prestijli pazarlama ödülleriyle taçlandırılmış ve tüketicinin zihninde silinmez bir yer edinmiştir.
Diğer yandan çocuk kategorisinde Ozmo, sadece lezzetiyle değil, “Yumurta Kafalar” gibi inovatif ürünleri ve eğitici yönüyle ebeveynlerin de güvenini kazanmıştır. Çocukların hayal dünyasına hitap eden bu ürünler, endüstriyel tasarım ve üretim teknolojisindeki üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Luppo ise, “sufle” teknolojisini paketli gıdaya taşıyarak, ev yapımı lezzetindeki keki her an ulaşılabilir kılmıştır. Geleneksel tatlarımızdan lokumu “Lokkum” markasıyla modern bir forma sokarak dünyaya sunmaları da, yerel değerleri küresel standartlarla işleme vizyonlarının bir parçasıdır.
Şölen’in başarısının mutfağında, dünya standartlarının üzerinde üretim tesisleri yatmaktadır. Gaziantep ve İstanbul’da konumlanan tesisler, toplamda 200 bin metrekareyi aşan devasa bir alana yayılmıştır. Özellikle Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve “Türkiye’nin Çikolata Fabrikası” olarak adlandırılan tesis, Endüstri 4.0 standartlarına uygun donanımıyla dikkat çekmektedir.
Bu tesislerde kullanılan robotik teknolojiler, akıllı depolar ve yapay zeka destekli üretim hatları, gıda güvenliğini ve kaliteyi en üst seviyeye taşımaktadır. Japonya merkezli JIPM tarafından verilen “TPM Mükemmellik Ödülü”, bu tesislerin operasyonel başarısının uluslararası tescilidir. Şirket, üretimde sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket etmekte; gıda mühendisliği ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla sektörün standartlarını belirlemektedir. İki farklı lokasyonda (İstanbul ve Gaziantep) Ar-Ge merkezine sahip tek tüzel kişilik olması, inovasyona verilen önemin en somut göstergesidir.
Çoban Ailesi’nin Gaziantep’te küçük bir atölyede başlattığı bu serüven, bugün 100’den fazla ülkeye uzanan dev bir ihracat ağına dönüşmüştür. TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) verilerine göre sektörünün ihracat lideri konumunda olan Şölen, Türk bayrağını dünyanın dört bir yanında dalgalandırmaktadır. Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada, “Made in Turkey” etiketli Biscolata, Ozmo veya Luppo ürünlerini görmek mümkündür.
Dünya şekerleme endüstrisinin en prestijli listesi olan “Candy Industry Top 100” sıralamasında istikrarlı bir şekilde yükselerek dünyanın en büyük şekerleme üreticileri arasına girmeyi başarmışlardır. Bu başarı, sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda Türk damak tadının ve üretim kalitesinin global arenada kabul gördüğünün resmidir.

Şölen’in sahiplik anlayışı sadece ticari başarıyla sınırlı değildir. Çoban Ailesi, kazandıkları topraklara geri verme bilinciyle hareket etmektedir. Özellikle Anadolu’nun kültürel mirasına sahip çıkma konusunda önemli adımlar atmışlardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği içinde yürütülen “Mozaik Yolu Projesi”nin ana sponsorluğunu üstlenmeleri, bu vizyonun en güzel örneğidir. Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerdeki antik mozaiklerin dünyaya tanıtılmasını amaçlayan bu proje, şirketin sanata ve tarihe verdiği değeri ortaya koymaktadır.
Özetle, “Şölen’in sahibi kimdir?” sorusuna verilecek cevap; vizyonerliği, çalışkanlığı ve cesaretiyle tanınan Çoban Ailesi’dir. Ancak Şölen, artık sadece bir ailenin değil, Türkiye’nin ortak değeri haline gelmiş bir markadır. 1989 yılında başlayan bu tatlı yolculuk, İsmail Çoban’ın kuruculuğu ve Elif Çoban’ın yenilikçi liderliğiyle, yerel bir üreticiden global bir güç oyuncusuna evrilmiştir.
Bugün yediğimiz her bir Şölen ürününde, Gaziantep’in ustalığı, İstanbul’un dinamizmi ve Türk mühendislerinin zekası saklıdır. Çoban Ailesi, kurdukları bu imparatorlukla, doğru strateji, kaliteli üretim ve güçlü markalaşma ile neler başarılabileceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır. Gelecekte de inovasyon ve kalite odağıyla, damaklarımızı tatlandırmaya ve ülkemizi gururlandırmaya devam edecekleri şüphesizdir.
Yorum Yaz