Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Doritos’un Sahibi Kimdir ?
Güne başlarken oturduğumuz o sıcak kahvaltı masalarının hiç şüphesiz en gözde ve en çok aranan yiyeceklerinden biri süt ürünleridir. Çeşit çeşit renkleri, farklı dokuları ve iştah açan kokularıyla günün en önemli öğününü bir ziyafete çeviren bu yiyecekler arasında, Muratbey kalitesiyle yıllardır adından sıkça söz ettiren o büyük markanın arkasındaki güç her zaman merak uyandırmıştır. Market raflarında sürekli karşılaştığımız, lezzetine güvenerek sepetimize attığımız bu devasa gıda imparatorluğunun kurucusu ve en tepesindeki isim kimdir diye soruyorsanız, cevabımız oldukça net.
Bu başarılı yapının dümeninde, yönetim kurulu başkanlığı görevini büyük bir tutkuyla yürüten Necmi Erol bulunmaktadır. Kendisi sadece finansal tabloları yöneten sıradan bir iş insanı değil, aynı zamanda çocukluk çağlarından beri sütün ve mayanın o mucizevi dünyasında yoğrulmuş, mutfağın ve imalatın her aşamasını ezbere bilen vizyoner bir girişimcidir.
Necmi Erol beyefendi, bin dokuz yüz elli dört senesinde kültürel ve ticari mirasımızın başkenti sayılan İstanbul topraklarında hayata gözlerini açtı. Onun ticaretle ve gıda dünyasıyla olan bağı, sonradan edinilmiş bir heves veya tesadüfi bir yatırım kararı değildi. Aksine, henüz yedi yaşlarında küçücük bir çocukken, ticaretin tam kalbinde yer alan o meşhur tarihi semtte babasının işlettiği dükkanda çıraklık yaparak bu havayı solumaya başlamıştı. Beyaz altın olarak nitelendirebileceğimiz o değerli süt mamullerinin nasıl saklanacağını, müşteriye nasıl sunulacağını daha o yaşlarda dükkan tezgahının arkasında öğrenmişti.
Ancak eğitim çağlarına geldiğinde kendine bambaşka, oldukça analitik ve zorlu bir akademik rota belirledi. Ülkemizin mühendislik alanındaki en köklü ve saygın eğitim kurumlarından birine girerek, bin dokuz yüz yetmiş yedi senesinde elektrik ve elektronik mühendisliği bölümünden başarıyla mezun oldu. Sayılarla, devrelerle ve karmaşık sistemlerle dolu bir eğitim alıp bir müddet kendi profesyonel mesleğini icra etse de, içindeki o esnaf ruhu ve çocukluğunun geçtiği o dükkanın nostaljik çekimi onu yeniden gıda dünyasına çağırdı. Bin dokuz yüz seksen senesinde kardeşiyle el ele vererek, tarihi yarımadanın o hareketli sokaklarındaki baba yadigarı işletmenin sorumluluğunu tamamen devraldı. Bu karar, bugün kıtaları aşan bir başarı hikayesinin yazılmaya başlandığı ilk satırlardı. Özel hayatına baktığımızda ise kendisinin evli olduğunu ve iki evlat yetiştirdiğini görmekteyiz.

Sadece başkalarının ürettiği malları alıp satmak, böylesine parlak ve yenilikçi bir mühendislik zekası için yeterli bir tatmin sağlamıyordu. Kendi hayalindeki o eşsiz tatları yaratma arzusu, bin dokuz yüz doksan üç senesinde devasa bir karara dönüştü ve bizzat imalatçı olma yolunda ilk büyük adımı attı. İşte bu kritik eşikte, yıllarca dirsek çürüterek aldığı mühendislik formasyonunun faydalarını görmeye başladı. Standart, herkesin yapabileceği ve piyasada bolca bulunan sıradan yiyecekler üretmek yerine, daima farklılık arayan, kimsenin cesaret edemediği yenilikleri deneyen bir vizyon benimsedi.
Büyük çaplı gıda fabrikalarının düştüğü en büyük tuzak, makineleşmenin getirdiği o ruhsuz ve tekdüze imalat mantığıdır. Endüstriyel hatlara giren yöresel yiyecekler genellikle o eski doğallığını ve damakta bıraktığı özgün dokusunu kaybeder. Fakat bu vizyoner yapı, kusursuz bir denge kurmayı başardı. En son teknolojiye sahip devasa makinelerle imalat yaparken, tüketiciye yemekten büyük bir haz duyduğunu hissettiren o geleneksel lezzet algısını asla kaybetmediler. Yöresel dokunuşları modern çağın hijyenik ve seri imalat standartlarıyla muazzam bir uyum içinde harmanladılar. Ortaya çıkan sonuç, sofralara sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda eşsiz bir gastronomik deneyim sunmak oldu.
Tüketicinin beklentilerini bu kadar doğru okuyan ve onlara sıradanlıktan uzak seçenekler sunan bu firma, ulusal pazarda çok hızlı bir şekilde yükselerek zirveye yerleşti. Bağımsız araştırma kurumlarının geçmiş yıllara dönük pazar payı analizleri incelendiğinde, özellikle spesifik ve farklılaştırılmış kahvaltılık ürünler sınıfında tartışmasız bir egemenlik kurdukları açıkça görülmektedir. Öyle ki, bu alanda kendilerini takip eden en güçlü rakiplerine dahi satış tonajı bakımından iki misli gibi ezici bir fark atarak, sektördeki sarsılmaz liderliklerini uzun yıllardır büyük bir gururla sürdürmektedirler.
Bu devasa başarının arkasında elbette muazzam bir operasyonel altyapı yatmaktadır. Rakamlara bakıldığında firmanın ulaştığı kapasite gerçekten göz kamaştırıcıdır. Tam tamına otuz beş bin metrekarelik devasa bir kapalı alana yayılan imalat komplekslerinde, dört yüze yakın alanında uzmanlaşmış personelle gece gündüz demeden aralıksız bir çalışma yürütülmektedir. Bu devasa tesisin içine her gün yaklaşık yedi yüz ton ağırlığında taze çiğ süt girmekte ve bu mucizevi ham madde, üç yüzü aşkın farklı tat seçeneğine dönüştürülmektedir. Ülke coğrafyasının dört bir yanına yayılmış elli binin üzerinde perakende noktasında tüketicilerle buluşan bu marka, milyonlarca ailenin mutfağına girerek güven inşa etmiştir.
Kendi ülkesinin sınırları içinde elde ettiği bu sarsılmaz zafer, markanın hedeflerini küçültmemiş, aksine gözünü tüm dünya haritasına dikmesine vesile olmuştur. İki bin sekiz senesinden itibaren global bir oyuncu olma stratejisini hayata geçirerek, dış satım operasyonlarına devasa bir ivme kazandırdılar. Yerel kalitemizi evrensel standartlara taşıyarak, dünyanın dört bir yanındaki altmışa yakın farklı devlette resmi isim haklarını ve yasal tescillerini güvence altına aldılar.
Bugün itibarıyla Amerika kıtasının zorlu pazarından Avrupa coğrafyasının titiz tüketicilerine, ada ülkesi İngiltere ve Yeni Zelanda taraflarından Asya devi Çin halkına kadar muazzam bir dış ticaret ağı örmüş durumdalar. Sadece bu bölgelerle sınırlı kalmayıp Orta Doğu kumlarından Afrika kıtasının farklı kültürlerine, Uzak Doğu coğrafyasından Balkanların tanıdık damak tatlarına kadar uzanan olağanüstü genişlikte bir haritaya taze ürün yollamaktadırlar. Dünyanın tam beş farklı kıtasında, ülkemizin bu beyaz ve bereketli yiyeceğini yabancı milletlerin sofralarına taşıyarak muazzam bir kültür elçiliği yapmaktadırlar. Temel amaçları, dünya üzerinde çok daha fazla insanın yüksek standartlarda işlenmiş, temiz, güvenilir ve lezzetli besinlere erişimini sağlamaktır.

Böylesine devasa boyutlarda sanayi faaliyeti yürütüp, günde yüzlerce ton ham madde işleyen bir yapının doğaya karşı olan sorumluluğu da bir o kadar büyüktür. Geleceğin dünyasında sadece çok mal üreten değil, yaşadığı gezegene değer veren şirketlerin ayakta kalacağının bilincinde olan bu büyük marka, ekolojik dengeleri korumayı şirket kültürünün tam merkezine yerleştirmiştir. Fabrikalarındaki tüm imalat süreçlerini, çevresel ayak izini tamamen ortadan kaldıracak şekilde titizlikle dizayn etmişlerdir.
Tesislerinde enerjiyi maksimum verimle kullanan sistemler kurarak israfın önüne geçmeyi başarmışlardır. Çok daha önemlisi, imalat hattından doğaya karışabilecek kimyasal atık miktarını kelimenin tam anlamıyla sıfır noktasına çekmeyi en büyük kurumsal hedef olarak belirlemişlerdir. Sadece gıda satmakla yetinmeyip, çevreye saygılı ileri teknoloji projeleri geliştirerek kendi sektöründeki diğer sanayi kuruluşlarına da örnek teşkil eden bir öncü rol üstlenmişlerdir. Gezegenimizin ve doğal kaynaklarımızın kısıtlı olduğunun farkındalığıyla, yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek amacıyla kurulan duyarlı sivil platformlarda aktif olarak görev almaktadırlar. Yarınların dünyasında temiz yiyeceklerin var olabilmesi için, bugünden doğayla tam bir uyum ve ahenk içinde çalışmanın şart olduğuna inanarak tüm yatırımlarını bu insani vizyon doğrultusunda şekillendirmektedirler.
Yorum Yaz