Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Hülya Toklucu Kimdir?
Gökyüzünde seyahat ederken önünüze gelen o şık porselen tabakların, binlerce fit yükseklikte yediğiniz taze ve lezzetli yemeklerin ya da dünyanın en prestijli spor organizasyonlarında sunulan kusursuz ikramların arkasında kimin olduğunu hiç merak ettiniz mi? Küresel bir marka haline gelen, Viyana’dan doğup tüm dünyaya “gurme eğlence” kavramını tanıtan bu dev yapının mimarı, başarı hikayesiyle ilham veren bir Türk iş insanıdır.
“DO & CO ‘nun sahibi kimdir?” sorusunun cevabı, sadece bir isimden ibaret değil; disiplin, vizyon ve kaliteden ödün vermeyen bir çalışma prensibinin öyküsüdür. Bu imparatorluğun kurucusu ve kaptan köşkünde oturan ismi, Attila Doğudan’dır.
Attila Doğudan’ın hikayesi, aslında bir girişimcilik dersi niteliğindedir. 1981 yılına, Avusturya’nın başkenti Viyana’ya uzanmamız gerekiyor. O dönemde henüz dünya çapında bir marka olma hayali belki de sadece bir tohum halindeydi. Doğudan, Viyana’da küçük ama iddiası büyük bir şarküteri dükkanı açarak iş hayatına adım attı. Bu dükkan, sıradan bir yemek yeri olmanın ötesinde, müşterilerine sunduğu kalite ve özenle kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
O yıllarda restoran işletmeciliği ve gıda sektörü bugünkü kadar endüstriyel bir boyuta ulaşmamıştı; ancak Doğudan’ın “müşteri her zaman en iyisini hak eder” felsefesi, o küçük işletmenin sınırlarını zorlamasına neden oldu. Bugün binlerce çalışanı olan dev bir holdingin temelleri, işte o samimi ve lezzet odaklı şarküteride atıldı. Attila Doğudan, işin mutfağından gelmenin verdiği avantajla, neyin nasıl sunulması gerektiğini çok iyi analiz eden bir lider profili çiziyordu.

Bir işletmenin kaderi bazen tesadüflerle, bazen de doğru zamanda doğru yerde olmakla değişir. DO & CO için kırılma noktası hiç şüphesiz 1987 yılıdır. Eski Formula 1 şampiyonu ve efsanevi pilot Niki Lauda ile Attila Doğudan’ın yollarının kesişmesi, şirketin yönünü karadan havaya çevirmesine neden oldu.
O dönemde Niki Lauda, kendi havayolu şirketi olan Lauda Air’i yönetiyordu. Havacılık sektöründeki en büyük şikayet konularından biri, uçaklarda sunulan yemeklerin lezzetsizliği ve kalitesizliğiydi. “Plastik kaplarda sunulan tatsız yemekler” algısını kırmak isteyen Lauda, aradığı kaliteyi Attila Doğudan’ın mutfağında buldu. Bu tanışma, DO & CO‘nun gökyüzündeki ilk ve en önemli adımını atmasını sağladı. Lauda Air ile başlayan ikram hizmeti, havacılık dünyasında bir devrim yarattı. Artık uçak yemekleri sadece karın doyurmak için değil, bir keyif aracı olarak görülmeye başlanmıştı. Bu başarı, şirketin uluslararası arenada tanınmasının kapılarını sonuna kadar araladı.
Küresel markaların isimleri genellikle akılda kalıcı, kısa ve hikayesi olan kelimelerden seçilir. DO & CO ismi de bu kuralın en güzel örneklerinden biridir. Markanın adı, kurucusunun kimliğini ve şirketin küresel vizyonunu harmanlayan zekice bir kurguya sahiptir. “DO”, kurucu Attila Doğudan’ın soyadının ilk iki harfini temsil eder. “CO” ise İngilizce’de “Şirket” anlamına gelen “Company” kelimesinin kısaltmasıdır.
Bu isimlendirme stratejisi, markanın hem Türk kökenlerine sadık kaldığını hem de yüzünü batıya ve dünyaya döndüğünü simgeler. Kısa, telaffuzu kolay ve modern tınısı sayesinde DO & CO, dünyanın her yerinde kolayca hatırlanan bir marka haline gelmiştir. İsimdeki bu sadelik, şirketin hizmet anlayışındaki netlik ve şeffaflıkla da örtüşmektedir.
Lauda Air ile başlayan macera, zamanla dünyanın en büyük havayolu şirketlerinin radarına girdi. Attila Doğudan’ın “Uçakta restoran kalitesi” vizyonu, rakiplerinden sıyrılmasını sağladı. 2014 yılı verilerine ve günümüzdeki operasyonlarına baktığımızda, şirketin müşteri portföyünün ne kadar genişlediğini görebiliyoruz. Avusturya Havayolları’ndan British Airways’e, Emirates’ten Katar Havayolları’na, Singapur Havayolları’ndan Cathay Pacific’e kadar havacılık sektörünün devleri, yolcularına sundukları yemekleri DO & CO’ya emanet etti.
Bu şirketlerin DO & CO’yu tercih etmesinin temel sebebi, sadece lezzet değil, aynı zamanda sunum ve lojistik konusundaki üstün başarıydı. Şirket, “Flying Chef” (Uçan Aşçı) konseptiyle, bulutların üzerinde taze yemek pişirme ve sunma deneyimini yolcularla buluşturdu. Bu, o güne kadar alışılagelmiş “ısıt ve servis et” mantığının çok ötesinde bir hizmetti.
Attila Doğudan her ne kadar Avusturya’da yaşamış ve şirketini orada kurmuş olsa da Türkiye ile bağlarını hiçbir zaman koparmamıştır. Bu bağın en somut ve en büyük örneği, 2007 yılında Türk Hava Yolları (THY) ile kurulan stratejik ortaklıktır. “THY DO & CO İkram Hizmetleri A.Ş.” adı altında kurulan bu ortak girişim, Türk Hava Yolları’nın dünya çapında “En İyi İkram Veren Havayolu” ödüllerini defalarca kazanmasının arkasındaki itici güçtür.
Bu ortaklık sayesinde Türkiye’nin zengin mutfak kültürü, modern sunum teknikleriyle birleşerek dünyanın dört bir yanına taşınmıştır. Karnıyarık’tan mantıya, taze sıkılmış portakal suyundan Türk kahvesine kadar pek çok lezzet, bu operasyon sayesinde milyonlarca yabancı yolcuya tanıtılmıştır. Şirketin Türkiye’nin çeşitli noktalarında kurduğu mutfaklar ve lojistik ağları, binlerce kişiye istihdam sağlamış ve ülke ekonomisine ciddi katkılarda bulunmuştur.
DO & CO’yu sadece bir “uçak yemek şirketi” olarak tanımlamak, şirketin faaliyet alanını daraltmak olur. Attila Doğudan’ın vizyonu, hizmet sektörünün her alanında mükemmelliği yakalamaktır. Bu doğrultuda şirket; tren yemek hizmetleri, uluslararası organizasyonlar, restoran işletmeciliği ve otelcilik gibi alanlarda da faaliyet göstermektedir.
Özellikle Formula 1 yarışlarının VIP ikramları (Paddock Club), UEFA şampiyonaları, tenis turnuvaları gibi devasa spor organizasyonlarının yeme-içme operasyonları DO & CO tarafından yönetilmektedir. Bu tür etkinlikler, hataya yer olmayan, anlık reaksiyon gerektiren ve lojistik açıdan oldukça zorlu operasyonlardır. Şirketin bu alanlardaki başarısı, kurumsal disiplininin bir kanıtıdır. Ayrıca Viyana, Münih ve İstanbul gibi şehirlerdeki otel ve restoran yatırımları, markanın “lüks hizmet” anlayışını yer yüzünde de sürdürdüğünü göstermektedir.
Bir aile şirketi sıcaklığında yönetilse de DO & CO, finansal yapısı itibarıyla kurumsallığın zirvesindedir. Şirket hisseleri 1998 yılından bu yana Viyana Menkul Değerler Borsası’nda işlem görmektedir. Ayrıca dönem dönem Borsa İstanbul’da da işlem gören hisseleriyle, yatırımcılar için de önemli bir varlık haline gelmiştir. Halka açık bir şirket olmak, şeffaflığı, hesap verilebilirliği ve sürdürülebilir büyümeyi zorunlu kılar. Attila Doğudan yönetimindeki şirket, bu dengeyi başarıyla korumuş ve yıllar içinde istikrarlı bir büyüme grafiği çizmiştir.

Attila Doğudan’ın yönetim felsefesinde “mikro yönetim” değil, “detaylara hakimiyet” vardır. Kendisiyle yapılan röportajlarda sıkça vurguladığı gibi, yeme-içme sektörü insan odaklıdır ve en ufak bir hata müşteri memnuniyetini zedeleyebilir. Bu nedenle kullanılan malzemenin tazeliğinden, personelin kıyafetine, tabaktaki sunumun estetiğinden lojistik zamanlamasına kadar her detay, DO & CO standartlarına uygun olmak zorundadır.
Şirketin 5.000’i aşkın çalışanı, bu kalite kültürünün birer parçasıdır. Eğitim süreçleri, kalite kontrol mekanizmaları ve inovasyon çalışmaları, markanın dinamik kalmasını sağlar. Sadece yemek üretmiyorlar, aynı zamanda bir deneyim tasarlıyorlar. Bu deneyim tasarımı, şirketi rakiplerinden ayıran en temel özelliktir.
Bugün Viyana merkezli bir dünya devi olan DO & CO, Attila Doğudan’ın liderliğinde büyümeye devam etmektedir. Pandemi gibi küresel krizlerin havacılık ve hizmet sektörünü derinden etkilediği dönemlerde bile esnek yapısı ve güçlü finansalları sayesinde ayakta kalmayı başarmış, hatta yeni fırsatlar yaratmıştır.
Özetle, “DO & CO’nun sahibi kimdir?” sorusunun yanıtı; Viyana’da küçük bir dükkanda başlayan hayali, bugün kıtalararası uçuşlarda, dünyanın en hızlı yarışlarında ve en lüks otellerinde gerçeğe dönüştüren Attila Doğudan’dır. Onun hikayesi, coğrafi sınırları aşan bir vizyonun, Türk misafirperverliği ve Avrupa disipliniyle harmanlandığında neler başarabileceğinin en somut kanıtıdır. DO & CO, sadece bir “catering” firması değil, bir kalite standardının ve başarı azminin markalaşmış halidir.
Yorum Yaz