Nisan 4, 2026
Nisan 4, 2026
Mart 26, 2026
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Bershka Sahibi Kimdir ?
Ankara’nın kalbinde filizlenen ve kısa sürede damaklarda unutulmaz izler bırakan bir gastronomi serüveninin ardındaki isimleri merak ediyorsanız, oldukça samimi bir dayanışma hikayesine hazır olun. Başkent’in sokaklarında mis gibi taze ekmek kokularıyla yankılanan bu girişim, aslında profesyonel bir yatırımdan ziyade, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin ortak düşlerini gerçeğe dönüştürme çabası olarak doğdu. Bugün Türkiye’nin pek çok noktasında karşımıza çıkan Big Baker’ın temelinde, mutfağa olan tutku ve kardeşlik hukuku yatıyor.
Her başarılı girişimin arkasında güçlü bir motivasyon kaynağı bulunur. Bahsettiğimiz bu lezzet durağı için motivasyon kaynağı bizzat ailenin kendisidir. 2012 yılında temelleri atılan bu oluşum, dört kişilik bir arkadaş grubunun, daha da önemlisi birbirine akraba olan isimlerin vizyonuyla şekillendi. “Dört kafadar” tabiriyle kendilerini tanımlayan bu ekip, aslında ikişerli kardeş gruplarının bir araya gelmesiyle devasa bir sinerji yarattı.
Markanın mimarları arasında Kıvanç Altaş, Selim Altaş, Fuat Altaş ve Güvenç Dönmez yer alıyor. Ancak bu isimler sadece ortak değil; aralarındaki bağlar projenin ruhunu oluşturuyor. Kıvanç ve Güvenç kardeşlerin yanı sıra, Selim ve Fuat da kardeşlik bağlarını iş dünyasına taşıyan isimler. Bu karmaşık ama bir o kadar da sıcak yapı, Selim Bey’in eşi Kıvanç Hanım ile kurduğu hayallerin, diğer kardeşlerin de desteğiyle birleşmesi sonucunda kurumsal bir kimliğe büründü. Yani karşımızda sadece bir restoran zinciri değil, her aşamasında aile bağlarının sıcaklığı hissedilen bir “mutfak birliği” bulunuyor.

Takvimler 2012 yılını gösterdiğinde, Ankara’nın en canlı noktalarından biri olan Bahçelievler’de mütevazı ama iddialı bir başlangıç yapıldı. Başlangıçta hedef oldukça netti: “Öyle bir lezzet sunalım ki, tadan bir daha vazgeçemesin.” Bu iddiayı desteklemek için ise her şeyin en doğalına ve el yapımı olanına odaklanıldı. İlk günden itibaren seri üretimden kaçınan ekip, burger ekmeklerinden soslara kadar her şeyi kendi mutfağında hazırlamaya başladı.
Kısa sürede Ankara halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan marka, dört yıl gibi kısa bir sürede yedi farklı noktaya ulaşarak büyük bir ivme yakaladı. Cepa AVM gibi şehrin prestijli lokasyonlarında yer alarak, yerel bir işletmeden profesyonel bir zincire dönüşme yolunda dev adımlar attı. Bu büyüme stratejisi, kaliteden ödün vermeden nasıl şubeleşilebileceğinin de bir kanıtı niteliğindeydi.
Yolculuğun ilk durağı, özenle hazırlanan ve reçetesi gizli tutulan el yapımı hamburgerlerdi. Ancak zamanla misafirlerin talepleri ve mutfak ekibinin yaratıcılığı, menünün sınırlarını zorlamaya başladı. Başlangıçta sadece bir burger dükkanı imajı çizilirken, zamanla fırın konsepti ve dünya mutfağı senteziyle çok daha geniş bir yelpaze sunulmaya başlandı.
Bugün şubelere gittiğinizde sadece doyurucu burgerlerle karşılaşmıyorsunuz. İtalyan usulü incecik pizzalar, özel tekniklerle hazırlanan makarnalar, taptaze malzemelerle harmanlanan salatalar ve sandviç kültürüne yeni bir soluk getiren capata ekmekli tarifler, mutfağın zenginliğini yansıtıyor. Her bir ürünün ortak noktası ise, kurucuların ilk günkü “ev yapımı” sözüne sadık kalmaları. Fabrikasyon ürünlerin hakim olduğu bir sektörde, her ekmeğin hala kendi fırınlarında pişmesi, markanın sadık bir müşteri kitlesi edinmesini sağlayan en önemli unsur oldu.
Markanın ismindeki “Big” ifadesi, sadece porsiyonların büyüklüğünü değil, kurulan hayallerin ve gidilecek yolun genişliğini simgeliyor. Kurucular, yola çıktıkları ilk andan itibaren bu işin sadece bir dükkanla sınırlı kalmayacağını, kocaman bir aileye dönüşeceğini öngörmüşlerdi. Nitekim bugün gelinen noktada çalışanlarından tedarikçilerine, müşterilerinden kurucularına kadar herkes bu büyük yapının bir parçası olarak kabul ediliyor.
“Bros & Sisters” vurgusu ise markanın felsefesini özetliyor. Ticari bir işletmeden ziyade, bir aile sofrasına konuk olmuşsunuz hissi yaratmak isteniyor. Kıvanç, Selim, Fuat ve Güvenç’in oluşturduğu bu dörtlü yapı, profesyonel yönetimi samimiyetle harmanlayarak gastronomi dünyasında kendine özgü bir alan açmayı başardı.
Dijitalleşen ve hızla tüketilen modern dünyada, mutfakta “özveri” kavramı giderek nadirleşiyor. Ancak bu Ankaralı marka, geleneksel yöntemleri modern sunumlarla birleştirerek fark yaratıyor. Sosyal medya platformlarında veya dijital incelemelerde markanın bu kadar ön plana çıkmasının sebebi, SEO odaklı stratejilerden ziyade gerçek kullanıcı deneyimidir. İnsanlar, dondurulmuş gıdalar yerine o sabah fırından çıkmış ekmeğin kokusunu alabildikleri mekanları tercih ediyorlar.
İşletmenin başarısının sırrı, kurucu ortakların mutfağın her aşamasında bizzat bulunmalarında yatıyor. Fuat Bey’in operasyonel titizliği, Selim Bey’in vizyoner bakış açısı ve Güvenç Bey’in pazarlama dehası birleştiğinde ortaya çıkan sonuç, sadece kar odaklı bir şirket değil, bir yaşam biçimi oluyor. Ankara kökenli bir markanın ulusal çapta tanınır hale gelmesi, doğru kurulan ortaklık yapısının ve ürün kalitesine olan sarsılmaz inancın bir sonucudur.

Kurulduğu günden bu yana emin adımlarla büyüyen ekip, şube sayısını artırırken “butik hizmet” anlayışını korumayı hedefliyor. Her yeni şubede aynı standartta ürün sunabilmek için kurulan lojistik ve üretim ağı, yerel üreticileri destekleyen bir model üzerine inşa edilmiş durumda. Gelecek projeksiyonlarında ise sadece Türkiye sınırları içinde kalmak değil, bu “kocaman aile hikayesini” uluslararası arenalara taşımak da yer alıyor.
Eğer bir gün yolunuz bu samimi mutfaklardan birine düşerse, yediğiniz her lokmanın arkasında yıllar önce hayal kuran dört arkadaşın emeği olduğunu hatırlayın. Modern restoran işletmeciliğini aile değerleriyle harmanlayan bu model, günümüz girişimcileri için de ilham verici bir örnek teşkil ediyor.
Big Baker sahibi kimdir sorusunun yanıtı, sadece ticaret sicil gazetesindeki isimlerden ibaret değildir. Bu ismin arkasında, Selim ve Fuat’ın kardeşliği, Kıvanç ve Güvenç’in dayanışması ve bu dört ismin bir araya gelerek oluşturduğu kocaman bir sinerji vardır. Ankara Bahçelievler’in dar sokaklarından doğan bu lezzet akımı, bugün dürüst ticaretin ve kaliteli üretimin simgelerinden biri haline gelmiştir. Misafirlerine sundukları her tabakta “pişman olmayacaksınız” sözünü veren bu ekip, 2012’den beri bu sözün arkasında durmaya devam ediyor. Taze, doğal ve el yapımı mottosuyla hareket eden bu aile işletmesi, gastronomi dünyasında uzun yıllar boyunca adından söz ettireceğe benziyor.
Yorum Yaz