Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz
Doğuş Çay’ın Sahibi Kimdir ?
Türkiye’nin gıda sektöründeki devlerinden biri olan ve sofralarımızın vazgeçilmezi haline gelen beyaz et endüstrisinin öncü ismi Beypiliç, yıllardır kalitesi ve güvenilirliği ile tanınmaktadır. Tüketicilerin market raflarında sıklıkla gördüğü, lezzetine aşina olduğu bu markanın arkasındaki kurumsal yapı, kuruluş hikayesi ve sermaye yapısı ise pek çok kişi tarafından merak edilmektedir. Özellikle “Beypiliç’in sahibi kim?” sorusu, markanın büyüklüğü ve pazar payı düşünüldüğünde sıkça sorulan soruların başında gelmektedir. Bu yazımızda, Beypiliç markasının köklerine inerek, Beypazarı’ndan Bolu’ya uzanan bu başarı hikayesinin mimarlarını ve kurumsal yapısını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Beypiliç markasının günümüzdeki devasa yapısını anlamak için tarihin sayfalarını biraz geriye, 1979 yılına çevirmek gerekir. Şirketin temelleri, isminden de anlaşılacağı üzere Ankara’nın tarihi ve kültürel zenginliğiyle bilinen ilçesi Beypazarı’nda atılmıştır. Ancak o dönemde şirket henüz beyaz et üretimi yapan bir marka değil, bu üretimin en temel halkası olan yem sanayisi üzerine odaklanmış bir girişimdi.
1979 yılında Beyyem A.Ş. adıyla kurulan şirket, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini desteklemek ve kaliteli yem ihtiyacını karşılamak amacıyla karma yem üretimi yapmak üzere faaliyete geçmiştir. Bir gıda markasının sahibi kimdir sorusunun cevabı genellikle tek bir isimde aranır; ancak Beypiliç örneğinde bu cevap, vizyoner bir girişimin kurumsal bir yapıya dönüşme sürecinde gizlidir. 1981 yılının Ekim ayında fabrika çarklarının dönmeye başlamasıyla birlikte, sadece yem üretmekle kalmayan, aynı zamanda geleceğin gıda devinin de tohumlarını atan bir süreç başlamıştır. Bu dönem, markanın kalite standartlarının belirlendiği ve üretim disiplininin oluşturulduğu ilk ve en önemli aşamadır.

Yem sektöründeki başarısını kanıtlayan Beyyem A.Ş., sektördeki boşluğu ve ihtiyacı görerek 1986 yılında stratejik bir karar almıştır. Bu karar, şirketin sadece bir tedarikçi olmaktan çıkıp, doğrudan tüketiciye ulaşan bir gıda üreticisi olma yolundaki en büyük adımıdır. Beyyem A.Ş. öncülüğünde, piliç eti üretimi gerçekleştirmek amacıyla Beypi A.Ş. kurulmuştur. İşte bugün bildiğimiz anlamdaki Beypiliç markasının asıl kurumsal kimliği bu tarihte şekillenmeye başlamıştır.
1987 yılının Ağustos ayına gelindiğinde, Bolu’nun Göynük ilçesinde kurulan ilk kesimhane ile birlikte fiili üretim başlamıştır. Bu tarih, şirketin sadece bir yatırımcı değil, aynı zamanda sanayici kimliği kazandığı bir dönüm noktasıdır. “Sahibi kim?” sorusunun yanıtı, aslında bu yatırımları yapan, riski üstlenen ve şirketi büyüten anonim şirket ortaklık yapısında yatmaktadır. Şirket, tek bir şahsın malı olmaktan ziyade, kurumsal yönetişim ilkeleriyle yönetilen, profesyonel bir sanayi kuruluşu olarak yapılanmıştır.
Bir gıda firmasının kalitesini belirleyen en önemli unsur, üretim sürecinin ne kadarını kontrol edebildiğidir. Beypiliç, bu konuda sektördeki en iyi örneklerden birini sergilemiştir. Sadece kesimhane kurmakla yetinmeyen yönetim, damızlık kümeslerinden kuluçkahanelere, üretim çiftliklerinden yem fabrikalarına kadar uzanan tam entegre bir yapı oluşturmuştur. Bu entegrasyon, “tarladan çatala” gıda güvenliği zincirinin kırılmadan sürdürülmesini sağlamaktadır.
Başlangıçta Beypazarı merkezli olan yatırımlar, lojistik avantajları ve iklim koşullarının kanatlı hayvancılığına uygunluğu nedeniyle zamanla Bolu iline kaydırılmıştır. Türkiye’de tavukçuluk denince akla gelen ilk şehir olan Bolu, Beypiliç’in de ana üssü haline gelmiştir. 1995 yılında şirket merkezinin resmen Bolu’ya taşınmasıyla birlikte, marka artık ulusal bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye başlamıştır. Bolu’nun Yenigeçitveren köyünde konumlanan merkez, bugün Türkiye’nin en modern tesislerinden biri olarak faaliyet göstermektedir. Bolu’da kurulan ikinci kuluçkahane, yeni karma yem fabrikaları ve sayısız damızlık kümesi, şirketin sahiplik yapısının sürekli yatırıma ve büyümeye odaklı olduğunu açıkça göstermektedir.
Şirket tarihindeki en stratejik hamlelerden biri 2004 yılında gerçekleşmiştir. Kuruluşun atası sayılan Beyyem A.Ş., tüm varlıkları, makine parkurları ve tecrübesiyle birlikte Beypi A.Ş. çatısı altına girmiştir. Bu birleşme, şirketin mali yapısını güçlendirmiş, yönetimde tek başlılığı sağlamış ve operasyonel verimliliği zirveye taşımıştır.
Bu tarihten itibaren Beypi Beypazarı Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş., sektördeki yerini daha da sağlamlaştırmıştır. Şirketin sahibi veya ortakları, bu birleşme ile birlikte daha güçlü bir sermaye yapısına kavuşmuş ve Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasına girme hedefine odaklanmıştır. Bu kurumsal yapı, markanın şahıslardan bağımsız olarak, sürdürülebilir bir büyüme trendi yakalamasını sağlamıştır.
Beypiliç’i sadece standart bir tavuk üreticisi olarak tanımlamak yetersiz kalacaktır. Şirket, klasik piliç eti üretiminin ötesine geçerek, katma değerli ürünlerle pazar payını artırmıştır. Taze piliç ürünlerinin yanı sıra sakatat, şarküteri ürünleri, pratik yaşamın vazgeçilmezi olan köfte çeşitleri ve yumurta üretimi de şirketin faaliyet alanları arasındadır.
Ancak Beypiliç’i rakiplerinden ayıran en önemli vizyoner hamlelerden biri, Türkiye pazarında pek alışık olunmayan “Pekin Ördeği” üretimidir. Bu üretim, şirketin sadece mevcut talebi karşılayan değil, aynı zamanda damak tadına yeni lezzetler sunan, sektöre yön veren öncü bir kimliğe sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca tam yağlı soya üretimi gibi yan sanayi yatırımları da, ana faaliyet konusunu destekleyen stratejik hamleler olarak dikkat çekmektedir.
Beypiliç’in sahiplik yapısının başarısı, bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalarla da tescillenmiştir. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinde Beypi A.Ş., istikrarlı bir şekilde üst sıralarda yer almaktadır. 2021 yılı verilerine göre listenin 112. sırasında yer alması, şirketin sadece gıda sektöründe değil, genel Türkiye sanayisinde de ne kadar büyük bir ekonomik güç olduğunu kanıtlamaktadır.
Sürekli olarak ilk 100 kuruluş sınırlarını zorlayan ve büyümesini her yıl istikrarlı bir şekilde sürdüren şirket, yarattığı istihdam ve sağladığı katma değer ile ülke ekonomisinin lokomotif şirketlerinden biri konumundadır. Bu başarı, şirketin yönetim kadrosunun ve ortaklık yapısının, kazancı tekrar yatırıma dönüştürme konusundaki kararlılığının bir sonucudur.

Bir markanın sahibini veya yönetim anlayışını tanımanın en iyi yollarından biri de sosyal sorumluluk projelerine ve yerel değerlere verdiği öneme bakmaktır. Beypiliç, üretim üssü olan Bolu şehrine duyduğu minneti, şehrin en önemli markalarından biri olan Boluspor’a verdiği destekle göstermektedir.
Futbol kulübü Beypiliç Boluspor’un sponsorluğunu üstlenmek, sadece bir reklam anlaşması değil, aynı zamanda şehirle bütünleşmenin bir göstergesidir. Şirket, kazandığı topraklara yatırım yaparak, sporun ve gençlerin gelişimine katkı sağlamakta, kurumsal vatandaşlık görevini yerine getirmektedir. Bu sponsorluk, markanın sadece ticari bir işletme değil, aynı zamanda sosyal bir paydaş olduğunu da ortaya koymaktadır.
Özetle, “Beypiliç Sahibi Kimdir?” sorusunun cevabı, 1979 yılında Beypazarı’nda atılan tohumların, Bolu’da dev bir çınara dönüşmesinin hikayesidir. Şirket, Beyyem A.Ş. ile başlayan ve Beypi A.Ş. ile zirveye ulaşan yolculuğunda, kurumsal yapısını şahısların ötesine taşıyarak bir “Türkiye Markası” olmayı başarmıştır.
Yenigeçitveren köyündeki merkezinden tüm Türkiye’ye ve dünyaya yayılan ürünleri, entegre tesisleri, geniş ürün gamı ve ekonomik büyüklüğü ile Beypiliç, gıda güvenliği ve kaliteden ödün vermeden yoluna devam etmektedir. 2004 yılındaki birleşmeyle gücüne güç katan ve İSO 500 listesindeki yükselişini sürdüren firma, Türk sanayisinin yüz akı kuruluşlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Tüketiciler, Beypiliç ambalajlı bir ürünü aldıklarında, arkasında yarım asra yaklaşan bir tecrübe, devasa bir yatırım ve uluslararası standartlarda üretim yapan güçlü bir kurumsal yapının olduğunu bilmenin güvenini yaşamaktadır.
Yorum Yaz